Tanı Yöntemleri

Meme kanseri erken tanısı diğer tüm kanserlerin erken tanısından önemlidir çünkü erken dönemde fark edilen bir meme kanseri hastanın hem yaşamını kurtarır hem de memesini.

Meme kanseri yıllık takipler sırasında bulunabilir veya hastanın bir yakınması sonucu hekime başvurmasıyla ortaya çıkabilir. Genel olarak yıllık takipler sırasında yakalanan olgular daha erken kanserler olmakta ve hasta ve organ kurtulma şansı çok daha yüksek oranlara çıkmaktadır.

Yıllık kontroller hastanın yaşına ve mevcut risk durumuna göre değişmek üzere genel olarak doktor muayenesi, mamografi ve ultrasondan ibarettir.

Eğer hastanın eline gelen bir kitle mevcut ise, bu kitlenin tanısını koymak içinde başlangıç olarak muayene, mamografi ve ultrason yapılır ancak bunlar sonucunda kitlenin şüpheli olduğu anlaşılırsa tetkiklere, biyopsi ve/veya MR da eklenebilir.


Meme hastalıklarının tanısında kullanılan yöntemler:

  • Mamografi: Meme dokusunun röntgen ışınları ile incelenmesi esasına dayalı bir yöntemdir. Hastanın her hangi bir yakınması yok iken çekilen ilk mamografi baz mamografidir. Mamografi tarama amaçlı veya tanı amaçlı yapılabilir. Tarama amaçlı mamografi hiçbir yakınması olmayan kişilere yapılırken, tanı amaçlı yapılan mamografide şüpheli kitle veya bölgenin daha detaylı tetkiki olanağı vardır.

  • Ultrasonografi: Ses dalgalarının dokulardan geri yansıması esası ile çalışır. Mamografide bulunan bir şüpheli kitle veya alanın, veya hastanın eline gelen kitlenin sıvı veya katı olduğunu anlamak için kullanılır. İçi sıvı dolu olan kitleler yani kistler kanser açısından önemli bir tehdit oluşturmazlar. Buna karşılık, içi katı olan yani “solid” kitleler memenin tümörleridir. Bunların iyi veya kötü huylu olduğu ayrımını düzenli takipler veya başka ileri yöntemlerle yapmak gerekir.

  • Galaktografi: Meme başından içeri ilaç verip süt kanallarının filminin çekilmesidir. En çok meme başı akıntısı yakınması olanlarda uygulanır.

  • İnce ine biyopsisi: Standart enjektör iğnesi ile hücresel düzeyde örnek alıp mikroskop altında bunların incelenmesidir.

  • Kalın iğne biyopsisi: Bu amaç için yapılmış, kalın bir iğne ile doku parçası alınarak bunun incelenmesidir.

  • Stereotaksik biyopsi: Kitlenin yerinin özel bir cihazla tespit edilip tam o noktadan örnek alınmasıdır.

  • Stereotaksik işaretleme: Özel bir cihaz ile şüpheli alanının görülüp içine ince bir tel bırakılmasıdır.

  • Cerrahi biyopsi: Ameliyathanede yapılan ve kitlenin tamamının çıkartılıp mikroskop altında incelenmesidir.


Kesin Tanı İçin Ne Yapılabilir?

Kesin tanının tek bir yolu vardır: Doku biyopsisi.

Biyopsi ile alınan parçanın mikroskop altında tetkiki sonucu tümörün niteliği anlaşılır. Diğer yöntemler, kendi kendini muayene etme, doktor muayenesi, radyolojik incelemeler ve toplu tarama testleri, bunların hepsi sadece ve sadece şüpheli bir lezyonu mümkün olan en erken evrede yakalama amacı ile yapılır.